SENDİKAMIZIN DEMOKRASİ ŞÖLENLERİNİN BİR BAŞKA DURAĞI BURSA OLDU

BURSA ŞUBE BAŞKANI  İSKENDER ÇALIŞKAN YENİDEN SEÇİLDİ

 

 

Sendikamız Şube  Genel Kurulları  bütün hızıyla devam ediyor. Bursa Şubemizin 1. Olağan Genel Kurulu büyük bir coşku  ve demokratik katılım ile  gerçekleştirildi. Mevcut Şube  Başkanımız İskender  Çalışkan yeniden şube başkanlığına seçildi, Yönetim Kurulu  ise  Sedrettin Bilener, Neslihan Korutlu, Rüstem Şükür ve Ersin Büyükay’dan  oluştu.

 

DİVAN BAŞKANLIĞINI SÜLEYMAN DOĞAN YAPTI

 

Bursa Şubesi 1.  Olağan Genel Kurul Divan Başkanlığını yürütmek üzere yapılan oylamada Divan Başkanlığına Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Doğan, Başkan Yardımcılığına HAK-İŞ Bursa İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa YAVUZ, Katip  Üyeliğine  İsmail Öztürk, Divan üyeliklerine ise Öz Sağlık-İş Sendikası Yalova Başkanı Meliha Melek Kocaer ve Özge Demirci seçildiler.

 

GENEL BAŞKAN DEVLET SERT:

İNSANIN EN ŞEREFLİSİ İNSANA HİZMET EDENDİR, SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET İŞÇİSİ BU ŞEREFİ SONUNA KADAR HAK EDİYOR”

 

 

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Genel Kurul katılımcılarına hitap eden  Öz Sağlık-İş Sendikası  Genel Başkanı  Devlet Sert, pandemi süreci başta  olmak üzere  sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan bütün  çalışanların insana  hizmet ettiğini,  insanın en şereflisinin de  insana  hizmet eden olduğunu belirterek, “ Sağlık ve sosyal hizmet işçisi  bu şerefi sonuna kadar hak ediyor” dedi. Sert sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Pandemi dönemi içerisinde sağlık ve sosyal hizmet işçileri olarak mücadelenin en ön saflarında yer alan şehitlerimizi rahmetle anıyorum, ailelerine sabırlar diliyorum.

 

Değerli arkadaşlar, genel kurullar bir dönemin muhasebesinin yapıldığı demokratik katılım süreçlerinin en başında gelir.  Bugün burada bulunan delegelerimiz, üyelerimize buradan aldıkları bilgileri, önlerine konan hedefleri anlatmalı ve takip etmeliler.

Genç yaşımıza rağmen elimize aldığımız meşaleyi buralara kadar getirdik.  Türkiye’nin lider ve model sendikası olduk. Bunlar sizlerin, bize güç veren üyelerimizin sayesinde oldu.

Hepinizin bildiği çok zorlu ama bir o kadar da sonuçları bakımından başarıya ulaşmış bir taşeron mücadelesinin içinden geldik.  Halen gideremediğimiz sorunlar yok mu, elbette var. Tüm gücümüzle bunun için  uğraşıyoruz. Ama taşeron mücadelesine  inanmayan, açık kalan mikrofonlardan işçinin hak ve kazanımlarını nasıl feda ettiklerini tüm dünyaya  duyuranlar,  o  gün de  taşeron işçi  gerçeğine inanmamışlar, toplu sözleşme  yapabileceklerini imkansız görmüşlerdi.

İşte  o zaman “Seni sendikan korur, hakkın bize  emanet” diyen bir  konfederasyon  HAK-İŞ taşeron işçisine sahip çıkmıştı. Bizim insanımız biraz tez unutur yaşanılanı.  Herkesin umutsuzluk içinde olduğu bir süreçte HAK- İş ve  onun değerli  Başkanı  Mahmut Arslan bu hayalleri  gerçekleştirecek adımları bir bir atmaya başladı.

Bugün sosyal medya üzerinden algı operasyonu yürüterek   Mahmut Arslan’ı işçi düşmanı gibi ilan etme algılarını boğazlarına düğümledik.  Öz Sağlık İş Teşkilatları, Konfederasyon başkanımıza sahip çıktı, uyumadılar, 24 saat boyunca yapmaya çalıştıkları algıları yüzlerine çarptılar, Mahmut Arslan’ı yedirmediler.  KHK’lı  Arslanlar burada dediler. “Ben bu arkadaşlara kadro alamazsam  Genel Başkanlığı bırakırım” diyerek sözünün eri  olan  Mahmut Arslan’a “Seni biz biliriz, seni biz tanırız” diyerek sahip çıkan 696’lı kahramanlar,  sosyal medyada  destan yazdılar.

 

“199 SENDİKA ÜZERİNE ALINMADI DA NEDEN SEN ÜZERİNE ALINDIN?”

 

Geçtiğimiz günlerde   696 Sayılı KHK’nın oluşturduğu sorunların ele alındığı bir  Çalıştay düzenledik. Kıymetli Genel Başkanımız da burada yaptığı konuşmada taşeron mücadelesini anlattı.  Size inanmayanları, sizi hakir görenleri anlattı.  Ne zamanki sizler kadroya geçtiniz size inanmayanlar işyerlerine leş kargaları gibi saldırmaya başladılar, diyerek durum tespiti yaptı.  199 sendikanın üzerine alınmadığı bu sözü siz niye  üzerinize  alındınız acaba?

Ama  işçi bilir, işçi  görür.  Kendine kıymet vereni de görür, yok sayanı da görür.  Algı sendikacılığı yapmaya devam ettiğiniz sürece yok olmaya mahkûm olursunuz. Bize ve Genel Başkanımız  Mahmut Arslan’a  “Haddini Bil” deme nezaketsizliğini  Öz Sağlık İş Teşkilatları  suratlarında tokat gibi patlattı. O gün gece saat 03.00’e kadar “Mahmut Arslan Yalnız Değildir ve KHKlı Arslan’lar” hashtagleri ile yürüttükleri algı ve yalan operasyonunu boşa çıkarttık.  

Ben de buradan tekrar söylüyorum; Mahmut Arslan’ı size yedirmeyeceğiz.

 

“ÜYESİ  İÇİN GECESİNİ  GÜNDÜZÜNE KATAN SENDİKA

AYAKTA  KALIR”

 

Çalışma hayatının sorunları bitmez, sendikal rekabet bitmez.  Demokratik ortamlarda bitmemelidir de.  Ama rekabeti düzgün yaparsanız, ilkeli onurlu yaparsanız rekabet olur.  Artık eski sendikal söylemler, eski sendikal alışkanlıklar yok.  Türkiye’de çalışan profili eski profil değil.  Sağlık  ve  Sosyal hizmet işçisinin profili de  artık eskisi  gibi değil. Daha genç, daha dinamik,  gerçeklere  vakıf donanımlı bir  işçi yapısı  var.

Sendikaların da bu üye profili karşısında kendilerini donatmaları, gecesini gündüzüne katarak  üye ve  işçilerinin hak ve kazanımlarına sahip çıkmaları  gerekiyor. Bunu yapan sendika ayakta kalacaktır. Eğer ben Genel Başkan olarak başımı yastığa koyduğumda, üyelerimize yönelik neler yaparım diyemiyorsam, uykularım kaçmıyorsa  bize de yazıklar olsun.

 

Değerli kardeşlerim; sizler ayrı bir iş yapıyorsunuz. Hem maaşınızı, paranızı alıyorsunuz, hem de dezavantajlı gruplara hizmet ediyorsunuz. Sağlık ve sosyal hizmet alanında sürdürülen o mücadeleye sizler eşlik ediyorsunuz. İnsanların en şereflisi insanlara hizmet edendir. Bu şerefi hak ediyorsunuz.

Bakın arkadaşlar, eskiden üyelik işlemleri noter huzurunda yapılırdı. İstifa etmek için yüz yüze geliniyor bir o kadar da ücret ödeniyordu. Bunları 2013 yılında tamamen kaldırdık. Şimdi akıllı telefonlar var, sisteme giriyor sendikasına kızıyorsa hemen istifa etme hakkı var, seviyorsa üye olma hakkı da var. Rekabet böyle yapılır.

Kadro olayı da sıradan bir olay değil kardeşlerim. Bu bir devrim. Bunu belki hissedemeyen arkadaşlarımız çıkabilir ama yarın hissedeceksiniz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle şirket üzerinde çalışanları kadroya geçiren bir ülke daha yok. Bu konuda iradesini güçlü şekilde ortaya koyan başta sayın Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Kurumlar arasında sıkıntılar, kapsam dışı kalanlar var mı, var? Yüzde 70’e takılan arkadaşlarımız var mı  var. Bu devlet güçlü bir devlet, bu devlet çalışanlarına 1 milyona yakın insana kadro verirken elbette ki dışarıda kalan 70 bin 80 bin kişiye de kadro verebilecek güçtedir. Biz  Sendika  olarak, Konfederasyon  olarak bunu da  güçlü bir şekilde takip  ediyoruz.

Pandemi sürecinde bizi  üzen bir başka  olan  ek ödemenin bizim  işçilerimize yapılmamış olmasıydı.  Çok uğraştık, çok dile getirdik. Raporlar sunduk  lakin bugüne kadar  elde edilen bir sonuç  olmadı.  Ama biz ne yaptık, beklemedik.  Her bir üyemizi 60 bin Tl tutarında  ferdi kaza sigortası kapsamına  aldık.  Allah göstermesin vefat halinde  çocuklarına 2500 lira tutarında bir yardım kararı aldık. Birileri yine algı yaptı. Öz Sağlık sizi kandırıyor, yetkiyi almak için böyle bir çalışma yaptılar. Biz sigorta şirketlerini arıyoruz Öz Sağlık-İş’in böyle bir kampanyası olmadığını söylüyorlar, dediler. Öyle bir algı yaptılar ki bu sendikanın yöneticileri olarak bunu kendi resmî web sitemizde belgelemiş, bütün üyelerimize mesaj göndermiş olmamıza rağmen o algıya kapılan arkadaşlarımız oldu. Öz Sağlık-İş Sendikası olarak 60 bin değerindeki bu rakamı, bu can bu beden de ve burada olduğumuz müddetçe her yıl yapmayı planlıyoruz.

Biz sıradan bir sendikacılık yapmıyoruz, hizmet sendikacılığı yapmaya çalışıyoruz. Onun için farkındalık oluşturacağız, sendika ağalığı dönemi bitti.

 

“28 ŞUBATIN  5’Lİ ÇETESİ İÇİNDE YER ALMIŞSINIZ, ÖZÜR DİLEYECEĞİNİZE SENDİKACILIK OYNUYORSUNUZ”

 

28 Şubat’ı bir hatırlayın, o 5’li çetenin içerisinde kimlerin olduğunu biliyorsunuz değil mi? Ya bu milletten özür dilememişsiniz, gelip burada sendikacılık oyunu yapıyorsunuz. Önce milletten, çalışanlardan özür dileyeceksiniz. 80 ihtilalinde kimin Çalışma Bakanı yapıldığını biliyoruz. HAK-İŞ ve bağlı sendikalar, demokrasinin savunuculuğunu yapan, her zaman darbelerin karşısında dik duran bir sivil toplum örgütü olmuştur. 80’de sadece bir tane konfederasyon kapatılmadı ve o konfederasyonun Genel Sekreteri de Çalışma Bakanı yapıldı. Çalışma hayatında tek tip insan, tek tip sözleşme yapılmak için adeta temeller atıldı.

Demokrasi mücadelesinde, hak mücadelesinde sendikal anlamda bize düşen neyse yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.

Biz sendikacılık yaparken, çok yönlü, çok katılımlı bir sendikacılık icra  ediyoruz.  Komitelerimiz var. Kadın komitemiz, kültür sanat komitemiz, gençlik komitemiz, iş sağlığı  ve  güvenliği komitemiz, Kudüs komitemiz gibi. Buralara katılın arkadaşlar,  görev  alın,  bir sivil toplum kuruluşu  olarak  Öz  Sağlık İş Sendikası’nın bu yönünü daha  da  güçlendirin.

 

“MAZLUM VE MAĞDUR MÜSLÜMAN  COĞRAFYALAR İÇİN KAMPANYALAR YAPACAĞIZ”

Konuşmasında Filistin, Yemen, Myanmar gibi mazlum Müslüman coğrafyalarda yaşanan olaylara ve bunlar karşısında Hak-İş ve bağlı sendikaların duruşlarına da değinen Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert, açılan yetimhanelerde, su kuyularında, gönderilen gıda vb yardımlarda   Öz  Sağlık -ş  üyelerinin de pay sahibi  olmaları  için uğraştıklarını, bu kampanyalara bundan sonra da faaliyetler arasında yer vereceklerini söyledi.

 

“ESKİ BAKANIMIZA SUNDUĞUMUZ SAHA RAPORUNU

YENİ BAKANIMIZA DA  ANLATACAĞIZ”

 

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işyerlerinde  çalışan  üyelerin sorunlarının  ve sendikal  çözüm önerilerinin yer  aldığı  Saha  Raporu hakkında da bilgi veren Devlet Sert sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Bu saha  raporumuzu başta  Cumhurbaşkanımız  ve ilgili bakanlıklara yollamıştık.  Şimdi yeni Bakanımız Sayın Derya  Yanık’a  bizzat  giderek anlatacağız. Artık hak ararken kırıp dökme, bağırıp çağırma dönemi değil.  Önce diyalog. Diyalogla çözemediğimiz meselelerimizde elbette üyelerimizden gelen gücümüzü kullanmaktan imtina etmeyiz.  Ama  artık  çağdaş sendikal  anlayış sorunları karşılıklı diyalogla  çözüme imkan veriyor.

Ama şunun bilinmesini isterim ki, bu üyenin, bu  işçinin emeklerini  çalanlara asla  fırsat vermeyeceğiz. Bürokrasi de çok karşılaşıyoruz. Ha hassas davrananlar da yok mu? Elbette var ve hassas davrananlardan Allah razı olsun. Sorunlarımız ortak, biliyoruz. Çözüm noktasında da  gayret ediyoruz.

 

“ SAĞLIKTA ŞİDDET ARAŞTIRMAMIZ RUS’YA DA BİLE HABER OLDU”

Sendikamız tarafından 8001 işçi ile yapılan sağlıkta  şiddet araştırmamız  Rusya’da bile haber  oldu.  Sağlık  işyeri çalışanlarının  uğradıkları şiddet anlamında yapılmış  ilk ve  en büyük  araştırmayı biz yaptık.  Eskiden basın yayın  organları birinci  güçtü. Ama artık onun yerini sosyal medya almış durumda.  Fakat bu da beraberinde müthiş  algı  operasyonlarını getiriyor.  Elinizi verdiğinizde kolunuzu alamayacağınız  algı  operasyonları.  Hep söylüyorum arkadaşlar, dik duracağız, yalan söylemeyeceğiz.  Bir işyerinden  1000 tane  üye gitse de yalan bilgi vermeyeceğiz, Ne konfederasyonumuz, ne sendikamız  üyesinin başını  yere  eğdirecek hiçbir  faaliyetin ortağı  olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır.

Her bir kardeşimiz mezhebi, siyasi görüşü ne olursa olsun bu sendikada yer bulacak. Kars’ta şehit edilen Harakani Hazretleri, Türkmenistan’dan başlayıp ta Şam’a kadar oradaki topluluklara kucak açmıştır. Hatta şu sözü çok ilginçtir; “Her kim ki Türkmenistan’dan Şam’a kadar yaşayıp eline bir diken batsa onun acısını hissederim”. İşte sorumluluk budur.. Bu dergâha kim gelirse gelsin, yedirin içirin karnını doyurun ama inancını sormayın diyor. İnsan sevgisi bu. Bizde onların yolundan gitmek zorundayız. İnsanı sev ki devlet yaşasın diyor, insanı yaşat ki devlet yaşasın. Bu sevgiyi aşılamamız gerekiyor.  Üye temsilcilere ulaşamıyorsa sorununu aktaramıyorsa orada problem var demektir. Gece gündüz telefonlarınız açık olacak. Deneme yapıyorlar bana mesela. Gece saat 4, uykudayız.  Telefon çalıyor buyur kardeşim diyorum, başkanım sadece deneme yaptım diyor. Telefona çıkıyor musunuz diye diyor. 24 saat açık olacak diyorum ya, böyle bir deneme yapıyor. O kadar hoşuma gidiyor ki. Üyeler o dağı arkasında hissedecek. Bunu yaparsak başarı gelecek ben buna inanıyorum.”

 

“EĞİTİLMEYEN ÖĞÜTÜLÜR, MODEL OLMAK ZORUNDAYIZ”

Konuşmasında Sendikanın akademik çalışmalarından ve eğitim çalışmalarından da söz eden Devlet Sert,  eğitilmeyenin öğütüleceği vurgusu yaparak,  güçlü sendikacılıkta  eğitimin önemine  vurgu yaptı.  Sert, konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür etti, seçim sonuçlarının  Öz  Sağlık-İş ve HAK-İŞ  Camiasına hayırlı olmasını diledi.

 

KATILIMCILAR SELAMLAMA KONUŞMALARI YAPTILAR

   

   

 

Bursa Şubemiz 1. Olağan Genel Kurulu’na katılan Hak-İş Konfederasyonu Bursa İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa YAVUZ, Memur Sen Bursa İl Başkanı ve Sağlık Sen Bursa Şube Başkanı Gökhan YÜNKÜL ve Hak-İş Konfederasyonu Hukuk Danışmanı Avukat İsmet Su birer selamlama konuşması yaptılar.

 

Önce insan, önce  emek vurgusuna dikkat çekilen konuşmalarda, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının  pandemi  ortamında yapmış oldukları  çalışmalar takdir edildi, başta  Cumhurbaşkanı ve  Hak-İş Konfederasyonu  Başkanı  Mahmut Arslan olmak üzere  özellikle taşeron mücadelesinde emek verenlere teşekkür edildi.

Memur-Sen ve HAK-İŞ kardeşliğinin de gündeme geldiği konuşmalardan birisini de  Bursa  Büyükşehir Belediye Başkanvekili Süleyman Çelik yaptı. 

Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın selamlarını ileten Çelik, sağlık ve sosyal hizmet  işçilerinin yapmış olduğu  görevlerin kutsiyetinden söz etti.  Çelik sözlerini Genel Kurula dönük iyi dileklerle sonlandırdı.

 

BURSA  ŞUBE  BAŞKANI  İSKENDER ÇALIŞKAN:

“BUGÜN YAPTIKLARIMIZIN REFERANSI İLE YÜZÜMÜZÜ YARINLARA DÖNDÜĞÜMÜZ GÜN”

 

Bursa Şubesi tarafından hazırlanan video gösteriminin ardından kürsüye gelerek katılımcıları selamlayan Öz Sağlık-İş Sendikası  Bursa  Şube  Başkanı  İskender  Çalışkan, “Buğun bambaşka bir  gün, bugün emek emek diktiğimiz  fidanların yeşerdiğini  gördüğümüz, yaptıklarımızın referansı  ile yüzümüzü yarınlara döndüğümüz bir  gün. Bize inanan, bize güvenen, bize dava arkadaşı olan bu büyük camiayla beraber yönümüzü haktan, doğrudan, ilkeden yana bir kez daha döndüğümüz gün” dedi.

 

Çalışkan sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Önce Allah’a Kul, imanımın yarısına koca, sonra emanetine baba, aileme ata oldum. Şimdi büyüklerim dediler ki sıra HAK-İŞ ile hakkı savunacaksın, Öz Sağlık-İş Sendikası ile hak sahibine hakkını teslim edeceksin. Biz verilen görevden hiç kaçmadık. Doğru bildiklerimizi savunurken, yanlışımızdan dönmeyi de erdem kabul ettik. Genel başkanımızın takdiri ile verilen görev ve sorumlulukları yerine getirme mücadelesi verdik. Biz büyük bir aileyiz. Şube olarak büyük bir aileyiz, teşkilat olarak büyük bir aileyiz. Büyük bir aile olmanın sorumluluklarını hep birlikte üstlendik, İşçimizin sesine ses, acısına merhem, sevincine tebessüm olduk.

Bugün yaptıklarımızın referansı ile yüzümüzü yarınlara döndüğümüz gün.

Değerli Başkanım; Bursa’mız Osmanlı’nın ilk başkenti, medeniyetin beşiğidir. Biz de Öz sağlık İş Sendikası’nın neferleriyiz. Biz bu davanın askerleriyiz. Bize verdiğiniz değer ve sorumluluk ile Bursa teşkilatı olarak üyemizle, SİZ YÜRÜYÜN, BİR ARKANIZDAYIZ.

Bu güzel günümüzde yanımızda olan tüm katılımcıları saygı ile selamlıyor, şükranlarımızı sunuyorum”

 

Çalışkan Bursa Şubesi  olarak Genel Başkan Devlet Sert’e yönetimi  adına hediye takdiminde bulundu.

 

ÇALIŞKAN YENİDEN ŞUBE BAŞKANI SEÇİLDİ

 

Tek liste halinde gidilen seçimlerde mevcut Şube Başkanı İskender  Çalışkan yeniden şube başkanlığına seçildi.  Bursa Şube Yönetimi ise Sedrettin Bilener, Neslihan Korutlu, Rüstem Şükür ve Ersin Büyükay’dan oluştu.

 

 

Fotoğraflar

TOP

SENDİKAMIZIN DEMOKRASİ ŞÖLENLERİNİN BİR BAŞKA DURAĞI BURSA OLDU