DEMOKRASİ ŞÖLENİMİZ İZMİR İLE DEVAM EDİYOR

İZMİR ŞUBE BAŞKANLIĞI’NA MUHARREM ÇEKİM YENİDEN SEÇİLDİ

 

 

Sendikamızın devam eden şube  genel kurullarında tam bir demokrasi  coşkusu yaşanıyor. İstanbul Şube kongrelerinin ardından İzmir Şube  Kongresi de tamamlandı. 

Yapılan seçimlerde İzmir Şube Başkanlığı’na mevcut başkan Muharrem Çekim yeniden seçildi.  Yönetim Kurulu üyelikleri ise Hacer Karakaya, İlyas Pınarbaşı, Faruk Kaya ve Seher Çevik’ten oluştu

 

DİVAN BAŞKANLIĞINI SÜLEYMAN DOĞAN YAPTI

 

 

İzmir Şubesi 1.  Olağan Genel Kurul Divan Başkanlığını yürütmek üzere yapılan oylamada Divan Başkanlığına Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Doğan, Başkan Yardımcılığına  Hak-İş Manisa İl Başkanı Turan Karanfil, katip üyeliğine Gültekin Şimşek, Divan Üyeliklerine ise Hak-İş ve Öz Sağlık-İş Aydın İl Başkanı Nefise Şahin ve Rüveyda Alabaş seçildiler.

 

 

GENEL BAŞKAN DEVLET SERT:

“ ÖZ SAĞLIK-İŞ ARTIK LİDER SENDİKA, MODEL SENDİKA. TÜM TEŞKİLATLARIMIZLA BİRLİKTE SORUMLULUĞUMUZ BÜYÜK”

 

 

İstiklal Marşı töreninin ardından kürsüye gelen Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert, İzmir Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu’nda katılımcılara hitap etti.  Sert, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın demokrasi şölenleri şeklinde gerçekleştirilen şube  genel kurullarından söz ederken, “Geçen hafta  İstanbul’da  4 şubemizin genel kurulunu icra ettik. Bugün İzmir’de bu güzel kalabalığın, bu olağanüstü coşkunun karşısında konuşuyoruz. Duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim” dedi.

 

Öz Sağlık-İş Sendikası’nın henüz  7 yaşında bir sendika olmasına rağmen  Türkiye’nin en büyük  3. işçi sendikası, kendi iş kolunda ise  lider sendika olduğunu hatırlatan  Genel Başkan Devlet Sert, “ Sendikamız artık model bir sendika. Akademik sendikacılığın, Bilgi Sendikacılığının modeli olan bir Sendika.  HAK-İŞ Konfederasyonumuzun değerleri altında sendikacılık yapan lider konumda olan bir sendika.  Bu misyon bizlere de ağır sorumluluklar yüklüyor.  Genel Merkez olarak, Teşkilatlar olarak bu ağır ve büyük sorumluluğumuzun hakkını vermek adına Yürekli Sendikacılık yapacağız.  Bu konuda tüm teşkilatlarıma güvenim tamdır” dedi.

 

Genel Başkan Sert sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Değerli yol arkadaşlarım; sendikacılık zor bir iş, insan yönetmek zor bir iş ama biz inancımız gereği zorlara talip olduk. Geçen hafta İstanbul’da 4 tane şube  genel kurulumuzu icra ettik. Bugün buradayız, yarın Bursa’dayız, Kayseri, Ankara  Şubelerimiz, Adana, Antalya derken Genel Kurullarımızı tamamlamış olacağız.

Sendikamız 7 yaşında bir sendika. Kurucu Genel Başkanımız ve ekibiyle Türkiye genelinde atılan bu sağlam temeller bugün Allah’a binlerce kez şükürler olsun 200 bin üyeye ulaşarak ilklerin arasına girmiştir.  Bunun şerefini yaşıyoruz. Hak-İş’imizin 2. büyük sendikasıyız, kendi iş kolumuzda 11 sendika içerisinde lider konumundaki sendikayız.

Aslında biz lider sendikayız. Sendikamız 200 bine yakın üyesiyle bugün çalışma hayatında, sağlık ve sosyal hizmet işkolunda söz sahibi olan bir sendikadır. Elbetteki bir rekabetin içindeyiz, ama biz bu rekabeti işçinin kazanımları, hedeflerimiz, projelerimiz, işçimizin üyemizin dertlerinin çözümü konusundaki çabalarımız ile sürdürüyoruz.

 

“TAŞERON ZULMÜNÜN SÜRMESİNE İZİN VEREMEZDİK”

Konuşmasında taşeron işçilerinin kadroya alınmasının yıllar süren mücadelesine değinen Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı  Devlet Sert,  Hak-İŞ Konfederasyonu ve  Genel Başkanı  Mahmut Arslan öncülüğünde verilen mücadeleyi anlattı. Taşeron işçisinin  özel şirket patronlarının iki dudağı  arasına  sıkışmış çalışma  mücadelesinden söz eden Sert, başta kıdem tazminatı  olmak üzere,  emeklilik,  maaş, mazeret ve yıllık izin  gibi  işçinin en doğal ve yasal haklarında yaşanılan problemleri anlattı, “Sert,  gönlünü,  aklını, mücadelesini  işçiye  adamış olan bizler,  HAK-İş Konfederasyonu,  Öz  Sağlık  İş Sendikası, bu zulmün devamına  izin veremezdik” dedi.

Sert sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hatırlayın bundan 10-15 sene öncesinde taşeronda çalışanlar sendikalı olacak diye söylendiğinde buna kimse inanmazdı. Taşeronlu olanlar toplu iş sözleşmesi yapacak dendiğinde kimse inanmazdı. Kadroya geçecek dendiğinde inanılmazdı. Allah’a şükür bunların hepsini geride bıraktık.

Her yıl ihaleler yapılırdı, acaba şirket bu yıl bize yer verecek mi diye her yıl bir sendrom oluşurdu. Derdimizi anlatacak bir birim, icra makamı bulamazdık. İşverenlere gittiğimizde ‘kardeşim siz devletin işçisi değilsiniz gidin şirketle halledin’ deniliyor, şirketlere derdimizi anlattığımızda kapı dışarı ediliyorduk.

Ama biz HAK-İŞ olarak 2008 tarihinde oluşturduğumuz bir departmanla birlikte kamuda çalışan sadece sağlık ve sosyal hizmet alanında değil, Türkiye’de ki tüm taşeron işçilerin derdi nedir, sıkıntısı nedir, bunlara çözüm bulacak faaliyetler var mıdır diye bu işi dert edindik. Bunların çözüm noktasında sendikal anlamda nerde bir mazlum, mahzun varsa bizden alacaklıdır anlayışıyla yola koyulduk. Yılmadık, mücadele ettik. Sonunda kazanan işçi oldu. HAK-İŞ’in taşeron işçiye olan inancı, mücadelesi sonucu yaklaşık 400 bin taşeron işçisini sendikalı yaptık, toplu iş sözleşme süreçlerine kattık. Peki toplu iş sözleşme süreçlerinden sonra bu arkadaşların ödemelerini kim yapacaktı? Şirketler bunu kabul etmiyordu bunu da kurumun uhdesine dahil ettik. En önemlisi de şunu yaptık, iş güvencemiz yoktu bunu da o maddeler içerisine dahil ettik.

Bugün taşeron olarak işe başlayan bir kardeşimiz her iki bakanlıkta da kaç yıl çalışmışsa kıdem tazminatını başladığı tarihten itibaren almış olacak. Bunu HAK-İŞ başlatmıştı arkadaşlar. Hani birileri taşerondan sendikalı mı olur? Taşeronda çalışanlar toplu iş sözleşmesi mi yapar diyenler ya da sabah kalktığımızda herkese kadro verildi diyerek hiçbir şeyden haberdar olmadığını ifşa edenler, bugün sahada sizlerin yanında hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar. Sağlık alanında almış olduğumuz yetkiye dahi itiraz edenler, mahkeme kapılarında işçiyi bir buçuk yıl sürdürenler öyle bir algı yaptılar ki sanki Öz Sağlık-İş Sendikası işçiyi mağdur etmiş. Kamuoyu önünde bu algıya başladılar ama biz  oyuna gelmedik. Yılmadık, yıprandık, çok hakaretler işittik ama Allah’ın izniyle bunları geride bıraktık kardeşlerim.”

 

“ALGI OYUNLARI İLE SENDİKACILIK YAPTIĞINI ZANNEDENLER TOKATI İŞÇİDEN YİYORLAR”

Şu an Sağlık Bakanlığı’nda birinci dönem Toplu İş Sözleşmesi yapıldı. İkinci dönem toplu iş sözleşmesinin Kamu Çerçeve Protokolü taleplerimizi ilettik inşallah bu ay ya da önümüzdeki ay içerisinde bunu da tamamen netleştirmiş olacağız.

Değerli arkadaşlarım;  algı oyunları ile sendikacılık yapanlar yine aynı algıyı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda yapmaya çalıştılar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kapısından giremeyenler öyle bir algı içerisine girdiler ki sanki bu kardeşlerimiz bizleri tanımıyor. Gecelerimizi gündüzümüze katarak bu arkadaşlarla verdiğimiz mücadeleyi sanki bilmiyorlar. Hiçbir şey olmamış gibi “sizin gece zammınızı kaldırdılar, toplu iş sözleşmesi geriye gitti vs  vs”.  Be adam sormazlar mı? 16 kişiye toplu iş sözleşme yaptığınızda sadece 16 kişinin alacak olduğu ücretleri, sosyal hakları niye sözleşmeye koymadınız.

Bugün bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda 26 bin çalışan kardeşimiz sözleşmeye dahil oluyor, bizden farklı şeyler bekliyorlar. Bunu yapacak mıyız? Elbette. En iyisini yapmak için gayret sarf edeceğiz. Bakın bir kampanya başlattık Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda çalışan arkadaşlarımız Toplu İş Sözleşme süreçlerine girecekler, bir taslak çalışması yaptırıyoruz, beklentilerinizi alıp taslağa dahil edeceğiz. İnşallah önümüzdeki süreç içerisinde yetki belgesi geldikten sonra masaya oturmuş olacağız.

Geçen gün sosyal medya hesabımdan da paylaştım teşekkürümü, işçi kardeşlerime duyurdum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda yetkiyi alacak çoğunluğu inşallah yakalamış olduk. Hepimize şimdiden hayırlı olsun.

 

“5 TEMMUZ DİYENLERİN DERDİ SİZ DEĞİLSİNİZ, ONLARIN DERDİ SADECE AYAKTA KALABİLMEK”

Yine bir algı yapıyorlar dediler ki, 5 Temmuz’da müracaat edilecek. Evet biliyoruz, dört ay öncesinden müracaat edilir, 1 ayda geçişler var. 5 ay öncesinden biz bunu tamamladık. Bunlar hala buralara takılmış.  5 Temmuz diyenlerin derdi siz değilsiniz.  Bunu niye yapıyorlar biliyor musunuz? Öz Sağlık-İş Sendikası şu anda Türkiye’deki bütün işçi sendikaları arasında 3. büyük sendika. İstatistikler temmuz ayında yayınlanacak. Şu anda 11 sendika içerisinde diğerleri barajın altında, bir sendika malum sendika üye sayısı bakımından düşeceği için bu üyeleri nasıl ayakta tutarım, bunun hesabını yapıyor. Bunların derdi siz değilsiniz kardeşlerim, bunların öyle bir derdi yok.

 

“ ÖZ SAĞLIK-İŞ TEŞKİLATI MAHMUT ARSLAN’I YEDİRMEDİ, YEDİRMEYECEK”

Bakınız geçenlerde bir çalıştay yaptık canlı yayın olarak izlediniz değil mi? 696 KHK’lı  işçilerin sorunlarını masaya yatırdık. Tayin-becayiş, Ev  Tipi  Çalışma, Zorunlu  Emeklilik, Görev tanımı. Başka sorunlarımız da  var tabi,  onlar için de planlama yapıyoruz. Yaptığımız bu çalıştay çok büyük ses  getirdi,  Sendikamızın resmi  hesaplarından canlı  olarak binlerce kişi tarafından takip edildi.

Taşeron mücadelesinin mimarı Genel Başkanımız Mahmut Arslan da  çalıştayımıza  katıldı.  Arslan’ın yaptığı konuşmada “Biz bu taşeron mücadelesinde yalnız bırakıldık, bu mücadelede yanımızda yer almayanlar bugün yetki mücadelemizde iş yerlerine leş kargası gibi saldırdılar” sözünü HAK-İŞ Başkanı işçiye leş dedi diyerek bir algı operasyonuna dönüştürdüler.  Ama ne  oldu.  Genel Başkan Arslan’ın taşeron mücadelesini bilen sağlık ve sosyal hizmet işçisi buna izin vermedi. Öz Sağlık-İş Teşkilatı Mahmut Arslan’ı yedirmedi. Yedirmeyecek. O akşam onların algılarına karşı başlattığımız bir sosyal medya çalışması ile  24 saat içinde  40 bin den fazla destek mesajıyla  “Mahmut Arslan Yalnız Değildir”, “KHK’lı Arslanlar Bizimle Beraberdir” dedik.

Konuşmasında pandemi döneminde sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin gösterdiği fedakarlığa paha biçilemeyeceğinin de  altını çizen Genel Başkan Devlet Sert,  verilmeyen ek ödeme  için mücadeleyi sürdürürken, bir yandan da  Sendika  olarak her bir  üyeyi  60  bin TL  değerinde ferdi kaza sigortası kapsamına aldıklarını, bu  uygulamanın bundan sonra da devam edeceğini söyledi.

 

MANİSA ŞEHZADELER BELEDİYE BAŞKANI ÖMER FARUK ÇELİK:

“SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARININ PANDEMİDE GÖSTERDİKLERİ  FEDAKARLIĞI TARİH KİTAPLARI ANLATACAK”

 

 

Sendikamız İzmir Şubesi 1.  Olağan Genel Kurulu’na katılan Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik’te katılımcılara yönelik bir selamlama konuşması yaptı.  Çelik, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının pandemi sürecinde yaptığı fedakarlıklardan söz ederken, bu fedakarlığın tarih kitaplarında yer alacağına işaret etti.  Çelik, mevcut şube başkanı Muharrem Çekim ve ekibine de başarılar diledi.

 

ÖZ SAĞLIK-İŞ SENDİKASI İZMİR ŞUBE BAŞKANI MUHARREM ÇEKİM:

“İŞ KOLUMUZDAKİ ÜYE SAYIMIZLA İZMİR’İN EN BÜYÜK ŞUBESİYİZ. BU KARTOPUNUN ÇIĞA DÖNEECEĞİNE İNANCIMIZ TAMDIR”

 

Genel Kurulda yaptığı konuşma ile katılımcıları selamlayan Öz Sağlık-İş İzmir Şube Başkanı Muharrem Çekim, kuruluşundan bugüne kadar sendikaya emeği geçmiş herkesi saygılarını sunduklarını, vefat edenleri rahmetle andıklarını söyledi.

Konuşmasında Genel Merkez yöneticilerine ve sendika teşkilatına da şükranlarını ifade ettiklerini kaydeden Çekim, özellikle teşkilatlanma çalışmaları sırasında kendilerine büyük destek veren Genel Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür etti. 

 

Çekim, “İzmir şubesi olarak şu anda üye sayımızla ilimizdeki en büyük şube durumundayız. Emin adımlarla bu yolumuza devam edeceğiz.  Bu kartopunun bir çığa döneceğine inancımız tamdır. Üyelerinin desteğini alan ve her şart altında bu desteğini arkasında hisseden şubemiz, her zaman hak ve demokrasi mücadelesinin ön saflarında yer alacaktır. Genel kurulumuz sendikamıza, Ülkemize hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum” dedi.

 

ÇEKİM YENİDEN ŞUBE  BAŞKANLIĞINA SEÇİLDİ

Tek liste halinde girilen seçimlerde mevcut başkan Muharrem Çekim yeniden şube başkanlığına seçildi. Yönetim Kurulu üyelikleri ise Hacer Karakaya, İlyas Pınarbaşı, Faruk Kaya ve  Seher  Çevik’ten oluştu

Fotoğraflar

TOP

DEMOKRASİ ŞÖLENİMİZ İZMİR İLE DEVAM EDİYOR