DEMOKRASİ ŞÖLENİ ANTALYA’DA DEVAM EDİYOR

ANTALYA ŞUBE BAŞKANLIĞINA ALPTEKİN EREN YENİDEN SEÇİLDİ

 

Demokratik katılım sürecinin sonuna kadar işletildiği sendikamızın Şube Genel Kurulları Antalya’da devam ediyor.

Antalya Şubemizin 1. Olağan Genel Kurulu büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Genel Kurulda yapılan seçimlerde Şube Başkanlığına mevcut Başkan Alptekin Eren Yeniden seçildi. Yönetim kurulu ise Recep Tezcan, Yakup Sarıdaş, Ahmet Şahin Toros ve Ömer Çelik’ten oluştu.

 

DİVAN BAŞKANLIĞINI SÜLEYMAN DOĞAN YAPTI

 

Açılış konuşmalarının gerçekleştirilmesinin ardından Antalya Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu Divan Başkanlığını yönetmek üzere yapılan oylamada Divan Başkanlığına Süleyman Doğan, Divan Başkan Yardımcılığına Murat Arabacı, Divan Kâtip Üyeliğine Nilüfer Kavasoğlu, Divan Üyeliklerine ise Ömer Göktaş ve Hacı Tunç seçildi.

 

GENEL BAŞKAN DEVLET SERT:

“DEMOKRASİ ŞÖLENİ İÇERİSİNDE ANTALYA’DA ÖNEMLİ BİR GÜNÜ İCRA EDİYORUZ”

 

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Şube Genel Kurulu’na katılan haziruna yönelik bir konuşma yapmak için kürsüye gelen Genel Başkan Devlet Sert, “Bugün demokrasi şöleni içerisinde Antalya’da önemli bir günü icra ediyoruz. Genel kurulumuzu yapılıyoruz, genel kurullar 4 yılda bir yapılır ve yapılan faaliyetleri ve gelecek yıllarda yapılacak çalışmalarının kararlarının alındığı yerdir”.

Konuşmalarında Öz Sağlık-İş Sendikası’nın gayretleri ve yürekli çalışmalarına değinen Genel Başkan Devlet Sert, “Gecemizi gündüzümüze katarak, sizlerin gayretleri ve çabaları neticesinde Allah’a şükürler olsun bugün Türkiye’de önemli sendikalar arasında yer alıyoruz” dedi.

 

SORUNLAR ÇÖZÜLDÜĞÜNDE BÜTÜN YORGUNLUKLAR DİNER”

“Sendikacılık zor bir iş. Mücadele ettiğinizde karşılaştığınız sorunların çözümü gerçekleştiğinde bütün yorgunluklarımız diner. Mücadelemiz bunun için arkadaşlar, sorunlar elbette var. Çalışma hayatında sorunlar bitmez. Biz bunların çözümü için buradayız”.

 

“TAŞERON KADRO DAHİ ALAMAZ DİYENLER, BUGÜN SİZLERİN YANINA GELMEKTELER”

 

“Taşeron mücadelesinde ne kadar çok çektik hepimiz biliyoruz. Şirketlerin iki dudağı arasında her yıl ihalede olup olmayacağımızı düşünürdük. O zamanlar izin haklarımız yok, tazminat haklarımız yok, maaşlar elden alınırdı, sosyal haklarımız yoktu. Bir sorun olduğunda muhatabımızın kim olduğu belli değildi. Geçmişimizi bileceğiz, bunu o yüzden anlatıyorum. O dönemde bir departman oluşturduk Hak-İş olarak. Dedik ki, bu arkadaşlarımızın sorunları nedir, sorunların çözüm noktasında nasıl bir mücadele verebiliriz. Bu noktada o departman önemli bir görev icra etti. 2014 tarihinde Ankara Bilkent Otel’de Türkiye’nin 81 vilayetinden yaklaşık 6 bin arkadaşımızı davet ettik. Orada start verdik. Seni sendika korur, hakkın bize emanet dedik. Allah’a şükür o gün alevlenen bu mücadeleyle bugün 400 bine yakın taşeron işçisini Hak-İş’e bağlı sendikalara üye kaydını yaptık. Şirketler ayağa kalktı, “Ben kazancımdan çalışanıma veremem dedi”. Orada da boş durmadık. Hak-İş’in verdiği mücadeleyi bileceğiz. Özür dileyerek söylüyorum o gün sizleri adam yerine koymayanlar, şimdi sizlere yanaşarak hiçbir şey olmamış gibi, taşerondan sendikalı mı olur, taşeron toplu sözleşmeye tabi olamaz kadro dahi alamaz diyenler bugün sizlerin yanına gelmekteler”.

 

“TAŞERON KELİMESİNİ ARTIK KULLANMAYACAĞIZ”

“Allah’a şükür her birimiz kamu işçisi statüsünden kadroya dahil edildik. Artık taşeron kelimesini bundan sonra kullanmayacağız. Niye? Biz artık kamu işçisiyiz. Kurumlarda hala eski taşeron anlayışının devam ettiğini, bu anlayış içerisinde hareket edildiğini biliyoruz. Buradan da söylüyorum, taşeron adı altında çalışan arkadaşlarımız o mobbingler, eski anlayışlar tarihin çöplüğüne karışacaktır. Geçen gün Bakanlığımızı ziyaretimizde de bunlardan Bakan Hanıma bahsettik. Beraber çalışma zamanı geldi”.

 

“ÇALIŞTAY SERİSİ YAPACAĞIZ”

 

“Geçenlerde Çalıştayımızın ilkini gerçekleştirdik 4 başlık altında; Tayin becayiş konusu, zorunlu emeklilik, görev tanımı ve ev tipi çalışmalar. Önümüzdeki süreçlerde yine bu Çalıştayın ikincisini yapacağız. Yine çalışma hayatında karşılaştığımız sorunları burada tartışacağız. 9 saat süren bu Çalıştayla üniversitelerden akademisyenler, 3 Bakanlığımızın bürokratları çalıştayımızda yer aldı. Önemli bir çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmamızı bir yayın halinde geçen gün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Derya Yanık’a ilettik, diğer Bakanlıklarımıza ve Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim ederek çözüm noktasında mücadelemizi vereceğiz”.

 

“İŞVERENLER PERSONELİNE SOSYAL HAK KONUSUNDA GEREKLİ HASSASİYETİ GÖSTERMİYOR”

“Antalya’da üniversite hastanemizdeki Toplu İş Sözleşmesi müzakerelerimiz devam ediyor. İşverenler maalesef ama maalesef çalıştırdığı personeline ödeme konusunda, ücret konusunda, sosyal haklar konusunda gerekli hassasiyetleri göstermiyor. Taşeronda da bu böyleydi, özelde de devlette de böyle. Onun için mücadele etmek zorundayız. Mücadelemizin temelinde emek ve insan var. Öz Sağlık-İş Sendikası ne kadar güçlü olursa Hak-İş o kadar güçlü olur. Hak-İş ne kadar güçlü olursa Türkiye o kadar güçlü olur. Çünkü Hak-İş’in Hak-İş’ten daha büyük olduğunu, Türkiye’nin Türkiye’den daha büyük olduğunu yurtdışına gittiğinizde hissediyorsunuz. Özellikle kadro konusunda iradesini kesin olarak gösteren sayın Cumhurbaşkanımıza ve Konfederasyon Başkanımıza teşekkürlerimi iletiyorum”.

 

“KENDİ DEĞERLERİMİZİ DÜNYAYA TAŞIMAK İÇİN MÜCADELE VERİYORUZ”

“Sendikamız Dünya İslam Sağlık Birliği’nin kurucusu. Ayrıca Sendikamız Avrupa Kamu Hizmetleri Federasyonu ve Uluslararası Kamu Hizmetleri Federasyonu’na üyelik başvurularını yaptı. Diyebilirsiniz Başkanım Türkiye dururken niye uluslararası konfederasyonlara üyelik başvurusu yaptınız? Mevlâna derki, “Biz bir pergel gibiyiz bir ayağımız sabit değerlerimizde, pergelin diğer ayağıyla 72 milleti gezeriz”. Bizde Mevlana’dan esinlenerek bize bu toprakları vatan yapan milli ve yerli sendikal anlayışımızı kendi değerlerimizden beslenerek, diğer ayağımızla değerlerimizi taşımak için mücadelemizi veriyoruz”.

Genel Başkan Sert, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sendikamız bünyesinde komitelerimizi oluşturduk. Kadın Komitelerimiz, Gençlik Komitelerimiz, Engelliler Komitelerimiz, Kültür Sanat Komitelerimiz, Kudüs-Filistin Komitelerimiz, Afet İşleri Komitelerimiz. Sendikal mücadelede bu komitelerde yer almamız gerek. Sendikacılık yürek ister, sizleri bu yüreği taşıyorsunuz. Sizleri tebrik ediyorum.

Öz Sağlık-İş ve Hak-İş’e bağlı sendikalarda görev almak ayrıcalık. Çünkü biz üyelerimizin bizden alacaklı olduğuna inanarak bu mücadeleyi veriyoruz. Uluslararası alanda da bizim Müslüman olarak sorumluluklarımız var. Biz o yüzden Gazze’de, Filistin’de, Yemen’de, Somali’de, Doğu Türkistan’da olmak zorundayız. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa Hak-İş’ten, Öz Sağlık-İş’ten alacaklıdır. O ihtiyaçlıların dini, görüşü ne olursa olsun bizim sorumluluğumuz var. Bunun için oralarda da faaliyet göstermek zorundayız.

Birbirimize saygıyla, sevgiyle yaklaşacağız. Belki ailelerimizden çok iş arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Birbirinize küsemezsiniz, aleyhinde konuşamazsınız. Birbirimizi kucaklayacağız. Buna önem veriyoruz.

Bilgili bir sendikacılık yapacağız. Kendimizi yetiştireceğiz. Eğitimlerimize devam edeceğiz. Eğitimli temsilciler yetiştireceğiz. Eğitilen bir işçi sınıfı, sendikasına güç katar. Biz bunu önemsiyoruz. “Elmas yontulmadan, insan eğitilmeden mükemmelleşemez”. Eğitim güçtür, eğitim silahtır.

Ek ödeme konusunda üzüldük. Sağlık memurları ek ödemeden yararlanırken bizim çalışanlarımız yararlanamadı. Biz Öz Sağlık-İş Sendikamıza üye olan arkadaşlarımızı Ferdi Kaza Sigortası Kapsamına dahil ettik. Biz büyük bir aile olmanın sorumluluğu içerisinde bunu yapıyoruz.

Masa başı sendikacılık dönemi bitti. Hizmet sendikacılığı dönemi başladı. O yüzden Hak-İş’li olmak ayrıcalıktır diyoruz. Biz Hizmet-İş’in küçük bir odasında gelirimiz olmadan hizmet vermeye başladık.

Sağlıkta Şiddet Araştırması yaptık. 8001 arkadaşımızla yüz yüze yapılan bir anket bu. Çok önemli sonuçlar elde ettik. Bu hem ulusal hem de uluslararası basında yer aldı.

Genel Kurulumuzun Öz Sağlık-İş Sendikamıza, Hak-İş’e, çalışma hayatına katkılar vermesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum, katılımlarınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum”.

 

SELAMLAMA KONUŞMALARI

Antalya Şubesi 1. Olağan Genel Kuruluna katılan Hak-İş Antalya İl Başkanı Muhammed Talha Kandil, Antalya’da sürdürülen teşkilat mücadelesinden bahsetti ve genel kurulun hayırla vesile olmasını diledi.

 

ANTALYA ŞUBE BAŞKANI ALPTEKİN EREN:

Şube Genel Kurulu’nda katılımcılara yönelik konuşma yapan Antalya Şube Başkanı Alptekin Eren konuşmasına, Pandemi sürecinde en ön  safta görev alan ve hayatını kaybeden sağlık çalışanlarına, Kudüs ve Doğu Türkistan gibi bir çok Müslüman ülkede soykırım yapılarak şehit edilenlere rahmet dileyerek başladı.

Konuşmasında bugüne kadar yürüttükleri sendikal faaliyetleri özetleyen Antalya Şube Başkanı Alptekin Eren, Genel Kurul’a katılarak kendilerini yalnız bırakmayan tüm misafirlere şükranlarını sunduklarını belirtirken, yapılacak seçimlerin hayırlı olması dileğini ifade etti.

Antalya Şube Başkanı Alptekin Eren, Şube yönetimi adına Genel Başkan Devlet Sert’e hediye takdiminde bulundu.

 

ALPTEKİN EREN ŞUBE BAŞKANLIĞINA YENİDEN SEÇİLDİ

Konuşmaların tamamlanmasının ardından seçimlere gidildi. Tek liste halinde gidilen seçimlerde Alptekin Eren yeniden Antalya Şube Başkanı seçildi. Yönetim kuruluna ise Recep Tezcan, Yakup Sarıdaş, Ahmet Şahin Toros ve Ömer Çelik seçildi.

 

Fotoğraflar

TOP

DEMOKRASİ ŞÖLENİ ANTALYA’DA DEVAM EDİYOR