8 MART TEMALI “TÜRKİYE GENELİ KADIN KOMİTELERİ TANIŞMA TOPLANTISI” GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Dünya 8 Mart Kadın Emekçileri Günü vesilesi ile Sendikamız Türkiye Geneli Kadın Komite Başkanları Tanışma Toplantısı gerçekleştirdi.

Konfederasyonumuz tarafından gerçekleştirilen 8 Mart etkinliklerine katılmak üzere Ankara’ya gelen ataması gerçekleştirilmiş İl Kadın Komite Başkanlarımız, Genel Başkanımız Devlet Sert ve Genel Merkez Yöneticilerimizin de katıldığı bir programda bir araya geldi.

 

HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ile Genel Başkanımızın Eşi Zeynep Sert’in de katıldığı programda, tüm kadın komite başkanlarımız kendilerini tanıttı. Sendikamız tanıtım filmimizin gösteriminin yapıldığı programda, il kadın komite başkanlarımıza Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert’in kaleme aldığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mektubundan oluşan isimlerine özel sertifikalar verildi.

 

Sendikamız Kadın Komite Başkanı Gülpembelioğlu:

“Pozitif Ayrımcılık Değil, Haklarda Eşitlik ve Adalet İstiyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını Genel Merkez Kadın Komite Başkanı ve Denetleme Kurulu Başkanı Tuba Gülpembelioğlu yaptı.

 

Konuşmasında kadın teşkilatlanması ve kadın sendikacı kimliğine verilen önemden dolayı Genel Başkan Devlet Sert ve Konfederasyon Başkanı Mahmut Arslan’a teşekkür eden Gülpembelioğlu konuşmasında şunlara değindi:

 

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü vesile kılarak düzenlemiş olduğumuz tanışma toplantısı Öz Sağlık-İş Sendikamız adına bir ilktir. Bugüne kadar ataması yapılmış olan Kadın Komite Başkanlarımızla, bu vesile ile tanışmış olmaktan onur duyuyoruz.

 

Bizler her ne kadar artık ‘’Kadın Sendikacı’’ değil sadece ‘’sendikacı’’ olarak anılmak istesek de ‘’Kadın Sendikacı’’ kimliğinin sahadaki karşılığı, işyerlerimizdeki karşılığı, oldukça zor ve savunulmaya ihtiyaç duyan ve hatta kimi zaman bizlerin enerjisini aşağı çeken bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor.

 

“Kadından sendikacı olur mu?” gibi cinsiyetçi bir ayrım ile karşımıza çıkan bu anlayışa, yine sahada en iyi cevabı Sendikamız Öz Sağlık-İş ve Konfederasyonumuz HAK-İŞ veriyor.

 

Hem Konfederasyonumuzun hem de sendikamızın, kadın işçi örgütlenmesindeki en büyük gücü yine kadın işçilerimiz, kadın yöneticilerimiz ve KADIN sendikacı liderlerimizdir.

 

Bugün bu salonda bulunan, kadın konfederasyon yöneticilerimiz ve kadın sendika yöneticilerimiz, bu güçlü lider kadrosuna verilen önemin bir göstergesidir.

 

Hz. Hatice Validemiz başta olmak üzere İslam tarihimiz, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihimiz birbirinden başarılı kadınlarla doludur. Hepsi bizim için çalışan, üreten kadın rol model örneğidir.

 

Çalışan, üreten, emekçi kadın kimliğimizin yanında toplumsal sorumluluklarımızla birlikte, başka kimliklerimizle de yol alıyoruz. Evlat olma, anne olma, eş olma, gelin olma vb.  kimliklerimiz de var ve biz  tüm bu kimliklerimizle birlikte çalışma hayatında var olma,  hak alma mücadelesi sürdürüyoruz.

 

Bu mücadeleyi verirken kimi yerde cinsiyetçi bir mobbing ile karşı karşıya kalıyoruz, kimi yerde de maalesef yine sadece kadın kimliklerimizden dolayı bir saldırı, bir cinayet, bir üçüncü sayfa haberinin konusu oluyoruz. Öz Sağlık İş Sendikası ve HAK-İŞ Konfederasyonu olarak şiddetin hepsine olduğu gibi kadına karşı uygulanan her türlü şiddete hayır diyoruz.

 

Her ne kadar adımız Kadın Komitesi olsa da hedefimiz; sadece kadın odaklı çalışmalar yapmak değil, çalışan tüm bireylere ve çalışma hayatına katkı sunmak, sosyal politikalar üretmektir. Biz HAK-İŞ’li   kadınlar olarak pozitif bir ayrımcılık değil, haklarda eşitlik ve adalet istiyoruz. 

 

HAK-İŞ Konfederasyonu Kadın Komite Başkanı Zengin:

“Toplantımız Kadın Emeğinin Daha Çok Görülmesini ve Çalışmaların Hız Kazanmasını Sağlayacaktır”

İl Kadın Komitelerimiz tanışma Toplantısı’na katılan HAK-İş Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, bu toplantı ile kadın emeğinin daha çok görüleceğini ve kadın teşkilatlanma çalışmalarının hız kazanacağına inandığını söyledi.

 

Zengin, selamlama konuşmasında şunlara değindi:

“Bizi sizlerle buluşturan başta Genel Başkanımız Devlet Sert Bey’e, yönetim kurulumuza, kadın komitesinde yol arkadaşım Tuba Hanım ve ekibine, bu çalışmada emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.

 

HAK-İŞ Kadın Komitesini kurduğumuzda 2007 yılında sadece kadın üye oranımız sadece yüzde 1’di. Toplamda da sadece 9 bin kadın üyemiz vardı.

 

Bugün HAK-İŞ’in kadın üye oranı yüzde 27 ve 750 bin üyemizin 200 bini kadın üyeden oluşmakta. Öz Sağlık-İş Sendikamızın ise kadın üye oranı yüzde 46. Bu noktada gerçekten çok şanslı olduğunuzu düşünüyorum. 85 binin üzerinde kadın üyesi olan bir sendikanın fertlerisiniz.

 

Bu anlamda Öz Sağlık-İş sendikamızın kadın çalışmaları HAK-İŞ’in kadın çalışmaları içinde de büyük önem arz etmekte ve önemli bir yer teşkil etmekte. Her sektörde olduğu gibi sağlık sektörünün sorunlarının çözümleri için de HAK-İŞ kadın komitesi olarak çalışmalar yürütmekteyiz. Özellikle Borçlar Kanunu’na tabi olarak çalışanlarımızın, iş kanunu kapsamındaki haklardan faydalanamayan emekçi kardeşlerimizin bu kapsama alınmalarını her platformda dile getiriyoruz ve çözüm talebimizi iletiyoruz.

 

 Öz Sağlık-İş Sendikamızın kurulduğu günden beri sendikacı kadınlar her statüde her aşamada yönetimde yer almıştır. Bugün Türkiye’de en çok kadın il başkanına sahip sendikamız Öz Sağlık-İş sendikamızdır

 

Türkiye genelinde en çok kadın HAK-İŞ il başkanı ve kadın şube başkanımız Öz Sağlık-İş sendikamızın çatısı altında görev yapmaktadır. Bununla gurur duyuyoruz”.

Konuşmasının ardından HAK-İŞ Konfederasyonu Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin’e, Sendikamız Genel Merkez Komite Başkanı Gülpembelioğlu tarafından, sağladığı katkılardan dolayı çiçek takdim edildi.

 

GENEL BAŞKAN SERT:

ÖZ SAĞLIK-İŞ SENDİKASI GELECEĞİN KADIN SENDİKACILARINI YETİŞTİREN BİR OKULDUR”

Programda Türkiye genelinden gelen kadın komite başkanlarına seslenen Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın geleceğin kadın sendikacılarını yetiştiren bir okul olduğunu söyledi.

 

Sert konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kökleri işçi hareketine dayanan bugünün en temelinde ne yazık ki kadın işçilerin kanı, göz yaşı ve üstünde hüküm sürülen emeği var.

 

Çalışan kadınların, çalışan erkeklerle aynı haklara sahip olabilmek için 8 Mart 1857 yılında New York’ta başlayan itirazları, konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40 bin kadın işçinin başlattığı grevle dev bir eyleme dönüşmüştü.

 

Ne istiyordu bu kadın işçiler? İnsanlık dışı çalışma koşullarını reddediyorlardı. Aynı işi yaptıkları erkek işçiler karşısında kendileri için belirlenen düşük ücreti reddediyorlardı. İnsanca yaşayacak bir gelir istiyorlardı.

 

Ama ne yazık ki olmadı. Eylem, polisin kadın işçilere saldırısı ile sona erdirildi. Saldırı sırasında çıkan yangında 129 kadın işçi alevlerin ve dumanın arasında kalarak can verdi.

 

1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag Kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi ve bu öneri kabul edildi. O tarihten bu yana her ülke tarafından değişik tarihlerde kabul edilen bugün aslında Dünya tarihinin en büyük kadın hareketi olarak kayıtlara girmiştir.

 

Şimdi belki düşünüyorsunuzdur, hemen hepinizin ulaşabileceği bu bilgiyi başkan neden burada anlatıyor.

 

Anlattım çünkü temel sebep şu; bugün yapılan anma, kutlama, etkinlik, organizasyon, hediyeleşme vs. hemen hepsinin altında yatan gerçek unutulmasın diye.

 

Nedir bu gerçek; bugünün bir kadın emekçilerin mücadele günü olması…Kadın işçilerin, hakları için başlattığı büyük bir eylemi hatırlatması. Bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödeyen kadın işçilerin, bugünkü kadın emek hareketine sağladığı katkının unutulmaması. Bunun bir  hak mücadelesi olması, kadınlar adına zulme dönüşen bir çalışma sistemine itiraz etme yürekliliğinin gösterilmesi…

 

İşte bugün bu salonda bulunan bütün emekçi kadın kardeşlerimin, çalışma hayatında var olması, emeklerinin görünür olma sebebi 165 yıl önce, 129 kadın işçinin bedelini canlarıyla ödedikleri bir hak mücadelesidir,

 

“KADIN KOMİTE BAŞKANLARIMIZIN ATAMALARINA BAŞLADIK”

 

Şubelerimizin bulunduğu tüm illerde kadın komite başkanlarımızın atamalarına başladık. Bugün bu salonda bulunan il kadın komitesi başkanlarımız, henüz bir kısmının atamasını gerçekleştirebildiğimiz başkanlarımız. Diğer illerimizde atamalara devam ediyoruz.

 

Bakın programımızın adına ÖZ SAĞLIK İŞ SENDİKASI TÜRKİYE KADIN KOMİTELERİ TANIŞMA TOPLANTISI dedik.

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerini de buna vesile kıldık. Aranızda bir kısmınız birbirinizi tanıyor olabilir. Ancak büyük çoğunluk ilk defa bir araya geliyor. İlk defa birbirleri ile tanışıyor.

 

İlk defa Sendikamız Kadın Örgütlenmesinin temsilcileri olarak bir Genel Merkez faaliyeti ile kadın teşkilat tanışmasına şahitlik ediyor.

 

Bu ilklerin hepsi bizi çok heyecanlandırıyor, bu ilklerin hepsi, mevcut ve geleceğe yönelik kadın örgütlenme hedefimizde sizlerle yol yürümenin sevincini bizlere yaşatıyor. Yine bu ilklerin hepsi, üyesinin yarısına yakını kadınlardan oluşan bir sendika için ne kadar doğru bir yolda ilerlediğimizi bize anlatıyor.

ÖZ SAĞLIK-İŞ Sendikası’nın tüm kadroları pırıl pırıldır, hedefleri, gayeleri birdir. Algıdan, yalandan, nefisten uzak, üyesine yakın, Genel Merkezi’ne bağlıdır.

 

Eminim ki aramıza yeni katılan siz kadın komite başkanlarımız da aynı ilkelerle hareket edeceksiniz.

 

İnancımızın bize kadınlarla ilgili olarak emrettiği “emanet” olgusu, kadın işçilere, kadın üyelerimize ve teşkilatımızın kadın liderlerine karşı sorumluluğumuzu bir kat daha artırmaktadır.

 

“BİZİM KADINA BAKIŞ AÇIMIZ CİNSİYETÇİ KAVRAMLARDAN UZAKTIR”

 

Bizler, kadın ve erkek arasındaki eşitliği haklar açısından savunuruz. Kadın ve erkeği cinsiyet olarak ayırıp pozitif bir ayrımcılık talebi, bize göre sadece kadın fıtratına aykırı işler ve fiziken yetersiz kalınabilecek çalışma ortamları, uygulanan mobbing vb. karşısında kabul edilebilir taleplerdir. O yüzden “fıtratta farklılık, haklarda eşitlik” ilkesi ile bu çatı altında bir araya gelen kadın üyelerimizin hak savunuculuğunu yapıyoruz. Haklarda eşitlik ilkemizi dayandırdığımız temel nokta ise kadın üyelerimizin, onurları, gururları ve çalışma koşullarıdır.

 

Bunların dışındaki bir ayrım cinsiyetçiliğe dayalı bir tavır olur ve bizim gibi hak arama konusunda her bir üyesinin emeğini 200 bin üyesinin emeği gibi gören bir sendikaya yakışmaz.

 

Bugün aranızda olan bazı kardeşlerimiz bizim Genel Merkez Komisyonlarımızda görevli kardeşlerimiz, Denetleme Kurulu, Disiplin Kurulu Üyelerimiz, Şube başkanlarımız, Başkan yardımcılarımızdır.

 

Geçtiğimiz dönem Genel Merkez Yönetim Kurulumuzda görev yaparak bizlere katkı sunan Eski Genel Başkan Yardımcımız, yeni dönem Denetleme Kurulu Başkanımız Tuba Gülpembelioğlu hanımefendi, kadın örgütlenme yapımızın başkanı olarak buradadır.

 

Genel Merkez Denetleme ve Disiplin Kurulumuz da yine kadın yöneticilerimiz bulunmaktadır. Sendika olarak şu an teşkilat yapımızda 17 Kadın Şube başkanımız, 26 kadın şube başkan yardımcımız, binlerce kadın temsilcimizle yol yürüyoruz.

Bugün kulağa rakam gibi gelen bu sayılar, çalışma hayatının tarafı olan diğer tüm sendikaların üzerindedir.

 

Bu bir Öz Sağlık-İş kadın sendikacı kimliğidir. Bu bir kadro hareketidir. Burası Öz Sağlık-İş Sendikası’nın geleceğin kadın sendikacılarını yetiştiren bir okuludur.

 

Hem inancımız, hem kadim geleneğimizde kadın anadır, töredir, toplumun en küçük yapı taşı ailenin temelidir.

 

Kadın üretkenliği hem aile yapımız için, hem çalışma hayatı için, hem de ülkemizin kalkınması için son derece kıymetlidir.

 

Hal böyle iken çok üzücü bir şekilde hem ülkemizde, hem de dünyada giderek yükselen kadına karşı şiddet, kadın cinayetleri ile karşı karşıyayız.

 

Tedbirlerin, cezaların yetersizliği, ihbarlara karşı ciddiyetsiz yaklaşım, toplumsal bir cinnet hali, kadına yöneltilen bu şiddeti iyice cesaretlendirmektedir.

 

Eli silahlı, bıçaklı, baltalı, kılıçlı caniler karşısında kadınlar gerçekten savunmasız kalmaktadır.

 

Geçtiğimiz aylarda Aydın Devlet Hastanesi’nde çalışan üyemiz Necla Demirbaş’ı böyle bir cinayete kurban verdik. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum.

 

Öte yandan İşyerlerinde kadın-erkek ayrımı yapılmadan uygulanan bir başka şiddet ile karşı karşıyayız, özellikle sağlık işçilerimiz bunun hedefi oluyor.

 

Tam da burada size bir başka bilgi vermek istiyorum ve bu çabalarından dolayı da HAK-İŞ Konfederasyonumuzu bir kez daha kutluyorum.

 

Konfederasyonumuz HAK-İŞ Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun C190 sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşmenin toplu iş sözleşmelerine uyarlanması konusunda bir çalışma yaptı ve “Şiddete Sıfır Tolerans” Politika Belgesini imzaladı.

 

Bu sözleşmenin imzalanması bize inanılmaz bir alan açacak.

 

Yaşadığımız birçok olumsuz hikâye inşallah sona erecek.

 

ILO C190, milyonlarca çalışanın çalışma hayatındaki geleceğini etkileyen bir sözleşme olacak ve bunun öncülüğünü de mensubu olduğunuz sendikanın bağlı olduğu konfederasyon yani HAK-İŞ yaptı. Biz gurur duyuyoruz, sizlerin de öyle hissedeceğinizden kuşkum yok.

 

Öz Sağlık-İş Sendikası’nın Türkiye’nin her bir tarafından gelen KADIN KOMİTE Başkanları, Şube Başkan ve Yöneticilerimizsiniz.

 

Pek çoğunuz illerinize döndüğünüzde, kendinizi bu sendikal kadronun çok önemli bir parçası olarak hissedeceksiniz.

 

Bir Genel Başkan olarak, bir kardeşiniz olarak sizlere çağrımdır, bulunduğunuz yerlerdeki kadın örgütlenmemizin sahibi olduğunuzu unutmayın.

 

Öz Sağlık-İş ve HAK-İŞ ilke ve değerler sendikacılığının birer TEMSİLCİSİ olduğunuzu sakın unutmayın. Sendikanızın GÜCÜNÜ, size olan DESTEĞİNİ sakın aklınızdan çıkarmayın.

 

Genel Başkanınız olarak, Genel Merkez Yönetimi olarak, Genel Merkez Kadın Komitesi Başkanlığı olarak hep sizlerin yanında olacağız.

 

Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an, Şube Başkanlarınız yanınızda olacak.

 

Karar almanız gerektiği konularda  Genel Merkez Kadın Komite Başkanlığımız size yardımcı olacak.

 

Siz YALNIZ değil, tam aksine GÜÇLÜ’sünüz

 

Arkanızda sayısı 200 bine yaklaşan bir ÖZ SAĞLIK İŞ ORDUSU var.

Sizlerin de bu büyüklüğe, bu güce uygun adımlar atacağınızı, attığınız bu adımların bizim ismimize, kimliğimize, inancımıza, ilkelerimize, değerlerimize uygun olacağına inancım tamdır.

 

Sizlerle tanışmaktan, bir araya gelmekten Genel Başkanınız olarak büyük onur ve gurur duydum kıymetli kardeşlerim. Siz yoksanız 1 eksik kalacağımızı bilmenizi istiyorum”

 

GENEL BAŞKAN SERT’İN EŞİ ZEYNEP SERT’E ŞÜKRAN PLAKETİ

Genel Başkan Devlet Sert’in konuşmalarının ardından, Genel Merkez Kadın Komitesi Başkanlığı tarafından Genel Başkanımız Devlet Sert’in eşi Zeynep Sert hanımefendiye şahsı ve ailesi adına göstermiş oldukları fedakarlık ve destekten dolayı bir şükran plaketi ve çiçek takdim edildi.

 

ÖRGÜTLENME VE MOTİVASYON EĞİTİMİ

İl Kadın Komiteleri Tanışma Toplantısı’nda ayrıca ÖZSAM Danışma Kurulu Başkanı ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr.  Mehmet Merve Özaydın tarafından katılımcılara “Örgütlenme ve Motivasyon Eğitimi” de verildi.

 

Fotoğraflar

TOP

8 MART TEMALI “TÜRKİYE GENELİ KADIN KOMİTELERİ TANIŞMA TOPLANTISI” GERÇEKLEŞTİRİLDİ